4.02.2010

gevezelik bunlar.


msgsü otomasyonu bana sağlam bi' kazık attı.

üniversite hayatımda yalnızca bir tane A notuna sahibim. bu dönem hayatımdaki ikinci A'yı kesinlikle alırım derken, modern mantığı iki kere seçmiş olmama rağmen otomasyon silmiş atmış! inanılmaz ama gerçek. zorunlu dersimle aynı saatte göründüğü için direkt olarak zorunluyu algılıyormuş otomasyonun kuş beyni. şimdi ben o kadar modern mantık çalıştığıma mı yanayım, sınav günü okula gidip sınava girmeme gerek olmadığını anladığıma mı yanayım yoksa üniversite tarihimdeki ikinci A için bir sene daha beklemem gerektiğine mi? bi' de mantığı öyle bir bağrıma bastım ki çalıştığım süre boyunca, yüksek lisansı olsa, üşenmem hayvanlar gibi çalışır, girerim diyordum, o derece.
artık kısmetse seneye. kısmet. evet.

sevgili gregory house'dan sonra james wilson da rüyalarıma girer oldu. bu aralar bilinçaltımın coşkunluğuna hakikaten anlam veremiyorum. ayrıca sevgili bilinçaltım seçimlerini hep televizyon dünyasından yapıyor nedense. önce kendi evimde akrabalarıma levent üzümcü ile birlikte tabildotla yemek dağıtıyordum. sonra golf oynamamı ve hülya avşar'ın adını bir golf sahasındaki su birikintisine koymayı uygun gördü bilinçaltım. ardından bulaşık makinesinde pasta yaptım ve türkan şoray benim esnaf arkadaşımdı. gregory house ve james wilson artık bilinçaltımın dünya televizyon dünyasına açılmaya karar verdiğinin bir göstergesi gibi sanıyorum. biraz korkutucu gibi sanki.

konusu gelmişken house da bitti. şimdi kendimi ciddi bi' boşlukta hissedebilirim işte.

bu arada yıllar sonra gizem ve aslı'yla buluşup harika bir gece geçiriyorum derken, gecenin sonunda gözüme yumruk yedim. bildiğin yumruk. bir kavganın bizim oturduğumuz masaya kadar gelmesi bile şansızlığın daniskasıyken onca kalabalık içinde yumruğun bana gelmesi, artık şans konularında kendimle ilgili yorum dahi yapmanın anlamsız olduğunu gösterdi bana. bi' kaç gün gözüm şiş, ardından bi' kaç gün de gözüm mor/yeşil/sarı gezdim. neticede geçti elbet ve ben artık yumruk yemiş son derece kuul bi' insanım.
her ne kadar bana isabet etmesi amaçlanan bi' yumruk olmasa da.

şimdi bayım uykuda. benim de bu gevezeliği bu kadar uzatmamın sebebi sıkıntıdan ne yapacağımı şaşırmam zaten. kitabım yanımda değil. bu arada bi' başkasına başlayamam. sınavlar da bitti. ders de çalışamam. (sıkıntıdan ders çalışmayı düşünmek durumun vahimliğini gözler önüne seriyor adeta)
ne biçim bi' boşlukta kalmaktır bu yahu?!

0 yorum:

Yorum Gönder