7.17.2011

hoppala.

insan bazen öyle bir çıkmaza düşüyor ki. nedense bu konuda da hep özne oluyorum. özne olmak iyi değil a dostlar.

güzel insanlar. gecenin işçileri. ama iyi anlamda, yazarın dediğinden farklı anlamda. bu nedenle gecenin işçilerinden hoşlanıyorum.
neyse. sakin olmakta yarar var. çünkü babaların sözü hep dinlenir bizim buralarda.

7.14.2011

twitter gençliği çok acayip.

bir kısmı var, sürekli bomba olacak laflar üretmeye çalışıyor ve bariz bir şekilde komik duruma düşüyor. kimisi gündemle alakalı ona buna laf sokuyor. vay efendim şu gündemde bu konuşulur muymuş, iyi uykular türkiye'ymiş falan filan. vay arkadaş! ne manyak çıktınız siz ya. sana ne arkadaşım. sen gündemle ilgili sosyal mesaj içeren bir şeyler yazmak istiyorsan kimse seni tutmuyor da ona buna sataşmanın alemi ne? illa ki belli bir konuyla ilgili haberleri almak istiyorsan, search kısmına yazıyorsun ve onlar geliyor. ha, ben tüm takip ettiğim insanlar benim gibi olsun ve benimle aynı şeyi yazsın istiyorum diyorsan da takip etme diğerlerini. bu kadar basit hacı.

bayılıyorsunuz millete laf sokmaya. tiksindim ulan hepinizden!

7.13.2011

özel.

ve hiç de değil aslında.

ama tarih boyunca da, inkarın kimseye yaradığı görülmemiştir.

6.16.2011

klip dediğin.


Leyla ile Mecnun - Klip - Bu Kıza Kadar cramify

bu diziyi nasıl bi' kafayla çekiyorsunuz hacı siz? adamsınız ulan!

5.20.2011

ben de dizi izliyorum. nedir yani?

şu hayatta az dizi izleme gibi bir prensibim var.

"manyak mısın, ne ayak?" falan demeyin. birincisi ayıp, ikincisi kendimce mantıklı bir sebebim var herhalde. efendim, ben acayip saçma bir insanım. eğer ki bir diziye takıldıysam, yemiyor, içmiyor, uyumuyor onu izliyorum. tamam, yiyorum ve içiyorum, o kadar da değil ama bildiğin uyumuyorum. sonra dışarı da çıkamıyorum. hayattaki tek emelim o dizinin diğer bölümlerini bir çırpıda izleyip, eğer mümkünse, dizi üzerine bin bir araştırma yapıp hatim indirmek oluyor. mesela ne vardı, dünyayı kasıp kavurdu: lost. on gün evden çıkmadım ben o dizi için. on günde üç mü dört mü, işte o kadar sezonu izledim. sabah onlarda yattım, gece onlarda kalktım. -evet, on iki saat uyuyabilen bir bünyem var, nedir yani?- ne oldu? hiç. son iki sezonu izlemedim bile. ama neden izlemedim? çünkü, doğal olarak, sezon finali yaptı dizi. bende her şey o yaz bitti. daha da izlemedim. böyle de saçma sapan bir insanım.

işte bu yüzden, üç tane dizim var şu an yayınlanmakta olan, onlardan başkasına bulaşmamaya gayret ediyorum. mad men, how i met your mother ve house. geçenlerden fringe izledim mecburiyetten, sevecek oldum, ödüm koptu yeminle. "yok ya, çok da şey değil, amaan" falan diye geçiştirdim. başka çarem yok çünkü. mesele sadece şu an yayında olan dizilerle de bitmiyor ki. günümüzde teknolojinin nimetlerinden fena halde faydalanabiliyoruz. google'a yaz "hede hödö hd izle" milyonlarca alternatif çıkıyor. hatta "hd"yi kaldır, daha da çok çıkıyor. bir de eskilere -yazar burada eski dizileri kastediyor- takılıyorum sonra. o hiç olmuyor işte. ay nasıl uzatıyor, nasıl sevimsizleştiriyorum yazdıklarımı. bu saatten sonra da geri dönemem. aman, neyse.

benim asıl diyeceğim, bambaşka bir diziyle ilgiliydi. yerli dizilerle pek aram yok aslında. kayda değer bir yapım bulmak da zor artık. ama bir gün evde yayılmışken, "leyle ile mecnun" diye, trt 1'de, bir diziye denk geldim. hafta içi, herhangi bir sabah olduğundan kadın programlarından başka da alternatifim yoktu. iyi ki de yokmuş! izliyorum diziyi, böyle bir absürtlük, böyle bir "bu kadar da olmaz" denilecek saçma sapan komiklikler, şakalar olamaz! oturduğum koltuktan düşeceğim gülmekten. o derece. oyunculuklar desen, çok iyi, öyle sadece iyi değil, deli gibi iyi. "şu karakteri en çok sevdim" diyemedim bile. hepsinin çok değişik, çok özgün, çok tatlı karakteri.neyse. ilk bölümüne denk gelmişim tesadüfen. bölüm bitti. yönetmen onur ünlü yazdı. aha dedim, başka biri olamazdı zaten. o kadar şaşırmadım ki o kadar olur! onur ünlü'nün filmlerini de pek severim ben zaten.

velhasıl kelam, şimdi bir de bu çıktı başıma. birkaç aydır yeni bölümü çıksın diye iple çekiyorum dizinin yayınlanacağı gün ve saati. ve o kadar korkuyorum ki yayından kaldıracaklar diye, bir dizi için bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum yani. demem odur ki, benim bunca gevezeliğimin nedeni aslında "şuraya da çiziktireyim de bir gören olur, bir iki kişiye daha yayılır belki dizi, böylece hep sürer, hiç bitmez." bir şey değil, online dizi sitelerinde, yayınlanan bölümünün altına "çok güzel bir film", "şu ismail'e bayılıyorum ya:D", "öldüm gülmekten", "mecnun çok yakışıklı bence" falan diye yorum yapmaya başlayacağım en sonunda.

öf, işte izleyin lan şu diziyi! bak, çok güleceksiniz ya! allah aşkına, bak, allahın adını veriyorum!

not: dizi çarşamba akşamları, saat 22.15'te trt 1'de yayınlanıyor. onu da şeyedeyim de yanlış olmasın.

haydin eyvallah.

5.15.2011

sinir harbi.

kimseye tahammül edemeyengillerdenim ben.
sokakta yürürken birine tekme tokat girişeceğim günler yakındır. ya ben çekilmez, aksi bir insan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum ya da insanlar beni illet etmek, en ufak bir açığımda üzerime çullanmak için hazır ve nazır bir vaziyette bekliyor. bunların ikisi de geçerli değilse o halde ben gıcık bir insan izlenimi çiziyor olmalıyım ki bu kadar üzerime gelsin insanlar. ama ben girdiği her bakkala "merhaba", "kolay gelsin" diyen insanım. "hayırlı işler" demekten korkmam mesela. ya da dolmuşta para uzatılıyorsa şoföre iletmem için, buna surat yapmam, para üzerini verirken "teşekkür"lere "rica ederek" karşılık veririm. eğer dolmuşa benden sonra bir binen oluyorsa mümkün olduğunca kenara kayar, yeni gelen insanın rahat oturmasını sağlarım, bacaklarımı da öküzlemesine açmam. güleryüzlüyümdür. sokakta kimseyi germem, şeker gibi insanımdır kamusal alanda, anlatabiliyor muyum? o zaman neye, kime bu öfke be insanlar? yemin ediyorum ağız burun girişeceğim size şu ufacık halimle bir gün. sonra gazetelerde "cinnet geçiren üniversite öğrencisi oholey (22) dehşet saçtı!" diye kepaze olacağım.
bakın, lütfen diyorum ey insanlar, lütfen üzerime gelmeyin ulan!

internetime dokunma!


15 mayıs 2011 pazar, saat 14.00'de tüm türkiye internet sansürüne karşı yürüyor. sen de katıl, internetine dokundurma!